Yavuz Turgul

Eğer iyi bir sinema izleyicisiyseniz üç temel kurala göre izleyeceğiniz filmi seçersiniz ;

1-Yönetmen
2-Oyuncu Kadrosu
4-Konu

Ben genellikle Yönetmen'e göre film seçenlerdenim.Beğendiğim yönetmenler arasında Türkiye'de Yavuz Turgul başlarda gelmektedir.Filmleri'nin genelinde melankoli ağır basmaktadır ve Yavuz Turgul'u sadece yönetmen kimliğiylede sınırlı tutmamak gerekir. Senarist olarak çok başarılı işlere imza atmıştır.

" Senaryosunu Yazdığı Filmler "


  • Efsane Başkentli
  • Tosun Paşa (1976)
  • Sultan (1978)
  • Erkek Güzeli Sefil Bilo (1979)
  • Banker Bilo (1979)
  • Davaro (1981)
  • Hababam Sınıfı Güle Güle (1981)
  • Çiçek Abbas (1981)
  • İffet (1982)
  • Aşk Kadını (1983)
  • Şekerpare (1983)
  • Fahriye Abla (1984)
  • Züğürt Ağa (1985)
  • Muhsin Bey (1986)
  • Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni (199O) YÖNETMEN
  • Gölge Oyunu (1993) YÖNETMEN
  • Eşkiya (1996) YÖNETMEN
  • Gönül Yarası (2OO5) YÖNETMEN
  • Kabadayı (2OO7) YÖNETMEN
  • Av Mevsimi (2O1O) YÖNETMEN

Yönetmen koltuğuna oturduğu filmlerin hepsinde Şener Şen'in başrolde olması dikkat çekicidir ama bunun büyük bir nedeni olarak dostluklarındanda öte geçmişte yaptığı işlerdeki başarısı belirleyici olmuştur,bunlar genellikle senaryo başarıları başka bir deyişle Şener Şen'i marka yapan filmler olması gelmektedir

1946 istanbul doğumlu olan Yavuz Turgul, İstanbul İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitü’ sünü bitirdikten sonra, 1969’ dan itibaren “Ses” dergisinde magazin muhabiri olarak bir süre çalışmış, ardından 1975’ te arzu film’de senarist olarak işe başlamış, 1976’ da “Tosun Paşa” filminin senaryo yazarı olarak profesyonel sinema yaşantısına adım atmıştır. daha sonra ise Arzu Film’ den ayrılarak Man Ajans’ ta metin yazarı olarak çalışmış ve 1984’ te ”Fahriye Abla” ile başlayarak kendi senaryolarını çekmiştir.

Ses dergisinde çalışırken çok meraklıydım sinemaya. Yapılan hiçbir şeyi beğenmiyordum. Sinemayı kurtarmak gibi düşüncelerim vardı. Bunlar beceremiyor, ben çok iyi beceririm diye düşünüyordum. Ertem Eğilmez, Halit Akçatepe, Tarık Akan hep Ses Dergisiyle ilişkide olan kişilerdi, bunlar beni tanıdıkları için benim sinema hastalığımı yakından biliyorlardı. Ondan sonra ben ses dergisinde yıldızların yatak odaları, gardıropları, arabaları gibi olayların içinde sıkılmaya başladım….sete giderdim Ertem ağabey elime yapışırdı, şu sahneyi yazsana diye. Ben bir odaya girerim, bir şeyler yazarım…ondan sonra ekibin içine girdim.

Yorumlar

Popüler Yayınlar